10 Kasım 2012 Cumartesi

Helsinki-Finlandiya

 Öncelikle şunu söylemem lazım;
Helsinkinin nazarımda her zaman farklı bir yeri olacaktır.Türkiye dışındaki ilk gördüğüm şehir olmasını geçtim,ülkeye gelmeden önce 5-6 sene araştırmamında etkisi vardır illaki.Hatta gemide limanlar hakkında bilgi vermekle sorumlu isveçli hatun yerine özellikle helsinki hakkında koskoca tiyatroda sunum yaptım.Böylede sapıkça bişey işte.

 Aslında şehri ilk kamp için geldigimde gezdim,ama çok az gezebildim,o bakımdan yazmadım şimdiye kadar.Gemiyle de gelince,detaylı şekilde yazmak gerekti artık.Fotograflarda 2 ayrı makinadan çıkma,o bakımdan şaşırmayın.

 Ne mi diyoruz?
Bana göre dünyanın en güzel,en yaşanabilir,en tatli insanlarının yaşadığı Finlandiyanın başkentine hoşgeldiniz.

 Öncelikle,finlandiya bir iskandinav ülkesi değil,finlerde (hayır finli denmez,fin denir) iskandinav değil.Sonuç olarak helsinkide bir iskandinav şehri değil.Hatta finlandiyanın iskandinavyayla tek alakası isveçlilerin kendilerini birkaç yüzyıl yönetmesi,başka bişey değil.

 Helsinki turistik bir şehir değil,tarihi bir şehirde değil.Modern mimarinin en güzel örnekleri mevcut kendisinde.Genelde insanlar buraya stockholmden geldigi için ve benzer bir şehir beklediklerinden dolayı büyük bir hayal kırıklığına uğrayip geri dönüyorlar.

 Gemi burada sabah 10dan ögleden sonra 6ya kadar kalacaktı.İlk cruise zorunlu güvenlik eğitimi oldugundan dolayı dışarı çıkamadım(araya o kadar adam sokup,mümkün olan her şeyi denememe rağmen).Sonraki cruiselarda sabah 9.50de çıkış kapısının önündeydim sapık gibi.%95 gemiden ilk çıkan ben olmuşumdur,en son girende ben.

 Helsinki liman bölgesi şehrin baya dışında.Cruise gemileri için 2 tane liman var,hernesaari ve munkkisaari adında.2 limanda da shuttlelar mevcut.Shuttle beklemek istemiyorsaniz hernesaariden hemen çıkışta otobüs mevcut.Diğer liman için böyle bişey yok.Ufak cruise gemileri(azamara gibi) şehrin kalbine demir atabiliyor ama.

 Helsinkiyi çok yakın dostum diyebileceğim Marjo ve erkek arkadaşı Jori işlerini güçlerini bırakıp karış karış gezdirdiler sağolsunlar.Çok alışık olmasalarda kendilerini öpüyorum buradan.Gerçi ünlü hayvanat bahçesini gezmeyi unuttuk(ünlü olmasının bi sebebi var tabi ki).

 Başliyoruz artık.

 Şehirde görülmesi gereken ilk yer kauppatori adlı açık hava pazarı.



 Finlandiyada gayet güzel kürkler satın alabilirsiniz,kauppatoride de bunun örnekleri mevcut
 Finler kürk olayından ciddi rahatsız ama,yasaklamaya çalişiyorlar.
 Kauppatoride hala meyve ve sebzeleri litre hesabıyla satıyolar.

 Kauppatorinin oldugu bölge güney liman bölgesi olarakta geçiyor.Buradan Suomenlinna adasina feribotla gidilebilir.

 Suomenlinna aslında 6 tane adaya kurulmuş bir kale.İsveççesi sveaborg.1918'e kadar finler adaya Viapori diyor.Lakin 1918de iç savaş vs.'den dolayı,birde bunun üstüne milliyetçilikte eklenince kalenin adı Suomenlinna oluyor(yani,finlandiyanın kalesi anlamında).

 1700lerin ortasında İsveçliler burayı Rusların ilerlemesine karşı yapiyor.1800lerin başındada finlandiyayi ruslara kaptırıyolar zaten.Kaleyi Augustin Ehrensvard yapiyo(mezarıda var zaten).

 Ruslar finlandiyayi ele geçirince,kaleyi tekrar yapip ekstra sürüyle şey ekliyolar standart olarak.

 1970lerde finler burayı turistik bir merkeze çeviriyor.Ama buranin özelligi,ayri bir kasaba olması.Deli gibi turist gelse bile(fin standartlarına göre tabi,bu gayet az demek oluyor),burada yaşayan 1000 civari kişi var.Finler suomenlinnaya genelde yazın piknik ve denize girmek için geliyorlar.Evet yazın denize giriliyor,hatta helsinkide plajlar var.Bunun dışında Suomenlinna adası Unesco world heritage listesinde.Eğer kış soğuk geçerse,baltık denizi donar ve adaya buz üstünde yürüyerek gidilebilir(ki bu olmuyo bayadır,söyleyeyimde).

 Adaya giderken ki manzara gayet güzel:



   Giriş:

 Augustin Ehrensvardın mezarı şu:

 Suomenlinna'da finlandiyanin ilk denizaltısıda mevcut.Adalardan genel görüntüler şu şekilde:











  Ada sakinleri:
 Adalarda görülmesi gereken başka bir yer ise oyuncak müzesi.Websitesi şu:
http://www.lelumuseo.fi/11
 müzenin hemen yanında gayet şirin bir cafe mevcut.2 tanede tatlı mı tatlı fin hatun işletiyor.Oyuncak müzesi için 10 euro giriş ücreti ödemeniz lazım ama.

 Suomenlinnadan tekrar gerisin geri kauppatori'ye geri döndükten sonra şehrin simgesi olan Senato meydanına gidilmesi elzem.




  Senato meydanı helsinki için tarihi bir öneme sahip.Helsinki katedrali,helsinki üniversitesinin ana binasi ve rus çarı 2.alexander'in heykeli mevcut.

 Finlandiyada neden rus çarının heykeli var diye bir soru sorulabilir.Bunun cevabı ise 2.alexander'in finlandiya rus imparatorlugu egemenligindeyken özerkligini artırmasıdır.Adamlarda buna teşekkür etmek için heykelini dikmiş.Kış savaşından sonra heykelin kalkması gündeme gelmiş ama finlerin bir konuda çok yavaş karar verdikleri gözönünde bulundurulursa,kalkmamış heykel.
  Helsinki üniversitesi ana binasi:
 Üniversite dünyanın en iyi 80inci okulu.Avrupanında 10. muydu neydi.

 Helsinki katedrali tabi ki meydanı domine eden yegane yapı.
Bu katedral'in orijinali ortodoks kilisesiymiş,daha sonra finler bağımsızlıklarını ilan edince değiştirilmiş.Orjinal yapıyı Çar 1.Nikolay için yapmışlar.
 Katedral şu an fin evangelic lutheran katedrali olarak hizmet vermekte.Şehrin istisnasız heryerinden görülüyor.1800lerin ortasında yapmışlar.
 Katedralin içi şu şekilde:




  Ayrica buranın piskoposu bir kadın.Kendisi eşcinsel evlilikleri destekleyen bir piskopos üstelik.Liberal bir tip yani.
 Senato meydanının çok yakınında Finlandiya parlamentosu var.Şu şekilde:
 Tahmin edilebileceği gibi kapıda polis falan yok.Barikat falan hiç yok.Park yerinde arabalardan çok bisiklet görebilirsiniz.Milletvekilleri ve bakanlar genelde bisikletle gelirmiş buraya.Kendileri adına çok üzüldüm,bir mercedes,bi bmwleri yok garibanların.

 Buradan sonra taş kilisesine gidilebilir(Temppeliaukio church).
Baya yeni aslında burası,1960larda yapmışlar.Lutheran kilisesi yine.
 Açıkçası bir olayı yok burasının,niye bu kadar ünlü onuda anlamadım ama gitmiş olduk işte.

 Taş kilisesinden sonra görülecek yerler şehrin kuzeybatısında kaliyor.Finlandiya milli müzesi,mannerheim heykeli,seurasaari milli parkı ve sibelius anıtı,tren istasyonu(rautatientori) ve tiyatro hep yol üstünde.

 İlk önce tiyatroya variyoruz:
 Tiyatronun önünde heykeli olan kişi ünlü Fin yazar Aleksis Kivi.Kendisi ilk fince romanı yazmış kişidir(seven brothers),1800lerde.

 Tiyatrodan sonra şehrin başka bir merkezi yapısı olan Tren istasyonuna variyoruz(rautatientori).

 Rautatientori şehrin merkezi diyebileceğimiz bir yerde.Trenler dışında helsinki-vantaa havaalanından kalkan otobüslerin falanda son duragı burasıdır.Buluşma mekanıdır işte.

 Tren istasyonundan sonra mannerheim heykeline varıyoruz:
 Şimdi mannerheim kim?
Tam ismi Carl Gustav Emil Mannerheim olan bu şahıs finlandiyanın atatürküdür.Adından da belli olacagı üzere alman asıllı olan mannerheim(ailesi isveçli ama),finlandiya-sovyet savaşında(kış savaşı) fin ordusunun komutanlıgın yapmıştır ve ünlü mannerheim hattının fikir babasıdır.Kış savaşından önce fin iç savaşında beyazların komutanıydı.Tarihi detaylı olarak anlatıcam sonra.2.dünya savaşından sonra kısa bir süre Finlandiya cumhurbaşkanı oldu lakin finler askerlerin politikacı olmasına kıl olan bir millet oldugundan dolayı bi süre sonra şutladılar kendisini.

 Sonuçta fin tarihi için önemli bir insan ama bizde atatürkün gördüğü itibarin 10'da 1'ini görmez(adamın filmini 6 senedir bitiremediler mesela).Bunun nedenini detaylı bi şekilde anlatıcam finlandiya rehberinde.

 Mannerheim heykelinden kuzeye doğru gidilirse,10 dakika sonra Finlandiya müzesine ulaşılıyor.Binanın kendisi ortaçağ kalesi şeklinde dizayn edilmiş.



 Müzeye girerken sizi finlandiyanin sembollerinden birisi olan ayı heykeli karşılıyor:
  Müze ciddi anlamda büyük bir mekan.Ülke tarihi+kuzeydeki sami kabilelerin tarihide dahil olmak üzere herşeyi anlatiyo adamlar.Birkaç resim:






 Orada taht olduguna bakmayın,o rus tahti.Finlerin hiçbir zaman kralı ve doğal olarak kraliyet ailesi olmamıştır.

 Müzeden sonra dahada kuzeye giderek Sibelius Anıtına ulaşılıyor.

 Açıkça söylemem gerekirse,bu anıta benzer birşeyi daha önce hiçbir yerde görmedim.
 Sibelius kimdir?
Jean Sibelius 1900lerin başında yaşamış fin bir besteci.Finlerin halk kahramanlarından bir tanesi kendisi.Besteleri finlerin kendi milli kimliklerini oluşturmalarında büyük etki yaratmıştır.
 2011'den bu yana kendisi için ayri bir gün kutlanıyor finlandiyada(8 aralık fin müzik günü).
Bunun dışında Sibelius'un adını verdigi bir konservatuar var helsinkide Sibelius akademisi adında.Dünyanın en iyi müzik okullarından birisidir kendisi.

 Sibelius anıtından otobüse binip Seurasaari açık hava müzesine doğru yola çıkıyoruz.Gel gör ki yağmur yağmaya başliyor.Yağmur bizi durdurmuyo tabi.

 Seurasaari,suomenlinna gibi özel bir yer finler için.Finlandiyanın her yerinden getirilmiş tarihi binalar var burada.Basitçe,önceden finler nası yaşiyomuş vs. gibi soruların cevabını ögrenebileceğiniz yegane yer.Finlandiyadaki her yer gibi doğa harikası bir yer oldugunu söylememe gerek bile yok.


  Seurasaari şehrin biraz dışında kaliyor ve kendisi bir ada.Turistik bir mekan olmasına rağmen adada bir yabani hayvanat popülasyonu var,sincap,tavşan,geyik falan görebilirsiniz arada.Hatta sincaplara yemek verebilirsiniz:
  Bunun dışında seurasaarinin başka bir özelligi Finlandiya genelindeki 3 çıplaklar plajının 1 tanesini bünyesinde bulundurması.Helsinkide toplamda 2 tane var,1 tanesi burada.Ama diğer plajların aksine kadınlarla erkekler ayrı burada.

 Buradaki yapıların geneli 18. ve 19. yüzyıldan kalma.En eski bina kilise zaten,o da 400 yıllık mı ne.

 Genelde finler kafa dinlemek için geliyor buraya.Ayrica yaz dönümü(midsummer) kutlamarında ada popülasyonu maksimuma ulaşiyor ateş yakıldıgından dolayı.İnanılmaz sessiz bir mekan.Girmek için para ödemiyorsunuz.

 Mekan şu şekilde:















  Birde burada ayri bir yerde demir çağında kurulan pazarın bir taklidi mevcut.

  Boş olmasına bakmayın,her ay belli günler burası pazar oluyor.

 Seurasaariden sonra gezilecek tek bir yer var,o da helsinkinin ünlü hayvanat bahçesi(korkesaari).Orasıda ada ama diğer hayvanat bahçelerinden farkı hayvanların kafeste olmaması.Bu demek değil ki kaplanla geyigi ayni yere koyuyorlar.Yok öyle birşey.
 Anlatmak istedigim şu;birlikte yaşayabilen hayvanlar birlikte kalıyor.

 Korkesaariye gitmeyi unuttuk.Hakkaten unuttuk yani.

Bunun dışında şehirde sürüyle modern art galerileri vs. mevcut.Toplam kaç tane var onu bile bilmiyorum ama çok var.

 Şehirden genel manzaralar şu şekilde:


























 Son resimde görülen dev gemi(hoş dev değilde,neyse),helsinki-tallin veya helsinki-stockholm seferini yapan silja line'a ait.Ayni seferleri yapan 3-4 şirket daha var ve gayet cüzi miktarlar verilerek stockholme veya tallinne gidilebilir(20 euro falan tallinn).

 Alışveriş yapmak isteyenler için Pohjoisesplanadi ve etelaesplanadi caddelerinde sürüyle butik vs.mevcut.Bu caddeler birbirine paralel ve arasında park var.Kauppatoriden 5 dakika.Eğer bu caddeler sarmazsa,kauppatori çevresindeki her sokaga girilebilir.Özellikle ünlü fin çikolata firması Fazer'in merkezi burada.Kutsal mekan olarak tavaf edilmesi elzem.

 En popüler fin giyim markasi Marimekko.ABD ve kanada da falanda şubeleri var adamların.Genelde ürettikleri giysiler çok renkli ve çizgili çizgili.Bakılması şiddetle önerilir.Fiyatlar pahalı.Marimekko mağazalarından birinin müdürlüğünü zamanında Giorgio Armani yapmış diyip çekiliyorum.

 Ayrica yine ayni bölgede devasa bir stockmann mağazası mevcut.Adamlar herşeyi satiyor,elektronikten tut,ekmek,şekere,giysiye kadar.Hediyelik eşyaları en ucuz satan yer stockmann.Ayrica euro almak için en ucuz yerde stockmann.

 Stockmann kesmezse Kamppi alışveriş merkezine gidilebilir.Kuzey ülkeleri arasında en büyüklerinden biri.Eğer orası da kesmezse Itis alışveriş merkezinede gidilebilir(kuzey ülkelerinin en büyüğü).Kamppi şehir merkezinde,Itis ise şehrin doğusunda.2sinede metroyla ulaşılabilir.

 Helsinkiye nasıl ulaşılır?
Thy direk istanbuldan helsinkiye uçuyor.Fiyatlar pahalı tabi.Olmadı lufthansa frankfurt aktarmalı gidiyor.Hadi o da olmazsa airbaltic ile riga aktarmalı gidilebilir.Airbalticle riga aktarması yaparsanız sadece helsinkiye değil,finlandiyanın büyük şehirlerine de gidebilirsiniz.En ucuz seçim airbaltic ama bagaj extra 20 euro.

 Helsinki-Vantaa havalanı ufacık bir yer.İnternet bedava.Havaalanından çıkışta direk otobüse atlayip kauppatoride indikten sonra istediginiz yere gidebilirsiniz.

 Helsinki nüfusunun %5'i göçmen.Bu göçmenlerin içine AB ülkelerinden gelenlerde dahil.Bundan dolayı şehirde ingilizce sıkıntısı çekilmiyor.

 Finlandiya genelinde musluk suyundan gelen su,bizim en kral damacana suyundan daha kalitelidir,içilebilir.Hatta dünyadaki en kalitesi 2.musluk suyu finlandiyadadir. 1. yeni zelanda oluyor.Otelde falan kalırsanız çekinmeyin yani.Hatta ve hatta,kırsal kesimdeki finler direk gölden su içer.

 Şehrin tarihi şu şekilde:
-Helsinki 1500lerde isveç kralı tarafından kuruluyor.Kurulmasının tek amacı o zaman güçlü bir liman şehri olan Tallinn'e rakip olmak.Şehir bunda başarılı olamiyor ve önemini kaybediyor.

-1600lerde şehir şu anki bölgeye taşınıyor.

-1700lerde Suomenlinna yapılmaya başlaniyor.

-1800lerde ruslar finlandiyayi ele geçirince başkenti Turku'dan Helsinkiye taşımaya karar veriyorlar.Kararın nedeni helsinkinin st.petersburga çok yakın olması ve isveçe uzaklıgından dolayı isveç kültürünün etkisi altında kalmaması.Ruslar şehri tekrar kuruyor St.petersburga yaptıkları gibi.

-Ayni yüzyılda şehir finlandiyanin ekonomik ve kültürel başkenti oluyor.Kırsal kesimden finler sürekli göç ettigi için kısa zamanda isveççe konuşanlar azınlıkta kaliyor.

-1939daki soğuk savaş sırasında sovyetler helsinkiyi ciddi şekilde bombalar.

Tarihi bu kadar aslında.Bişey yok yani.Daha öncede dedigim gibi,helsinki tarihi önemi olan bir şehir değil.Tarihi bir mekan isteyenler helsinkinin 40 km dışındaki porvoo kasabasına gidebilirler(ben gitmedim,neden gitmedim onuda bilmiyorum).

 Şu anki nüfusu 550.000.Çevredeki uydu kentlerle(espoo ve vantaa) beraber 1 milyona yaklaşiyor.

 Böylece güzel helsinkiyi bitiriyorum.

Sonraki blog konusu *finlandiya rehberi* olacak.Ondan sonra,sıradaki liman olan St.Petersburg'u anlatıcam.

4 yorum:

  1. bloğunuzu yeni takip etmeye başladım.tebrik ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum. sizden bir müzisyen olarak ricada bulunmak isterim. beni cruise gemilerinde müzisyen olarak çalışmak için yapılması gereken prosedürler, bağlantlar,koşullar,şartlar vs. konusunda bilgilendirebilirmisiniz.. e-posta adresim: ozgurcozbayer@hotmail.com şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Finlandiya'nın eski başkenti Turku'yu inceleyiniz. Başkent niçin sonradan Helsinki olmuş? neval kavcar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Benim bildigim turku ruscada pazar yeri anlamina gelmekte.
      Helsinkinin kurulmasinin sebebi tallinne rakip sehir olusturulmasi istegidir.Neden baskent oldu bilmiyorum yalniz.
      Saygilar

      Sil
    2. Biraz geç cevap oldu. Turku Rusça olamaz. Ruslar Finlandiya'yı 1800 lerde işgal etti. TUrku'nun kuruluşu çok eski. Stocholm'da bir İsveçli "Finlerde Türk ama söylemezler. başkentlerinin adı bile Turku'ydı" demişti. Bildiğim, Helsinki'inin İsveç Kralı tarafından kurulduğu ve başkentin Turku'dan asıl taşınma sebebinin "Türklük- Türklerle akraba" meselesi olduğunun üstünün örtülmesi. Yan sebepleri çoktur tabii.

      Sil